//YİĞİT EMRE D.

YIGIT EMRE DDanışmanım ısrar edince koyayım madem bir şeyler dedim…

Selam arkadaşlar! Danışmanım ısrar edince koyayım madem bir şeyler dedim, pek de fotoğraf çekilmedim çünkü çekilmeye değer bir şey bulamadım. İşyerinde çekilsek desek zaten telefonu çıkarmak yasak, e malum her şeyde kuralları var kusacağım artık kurallardan vallaha bunca kural var bu adamlar nasıl hayattan zevk alıyor anlamıyorum ki biz Türklerden daha çok aldıkları kesin.

E, zaten telefon bi kere iş yerinde çalınınca bir daha da götürmüyorsun. Bu Amerikalılar adamın donunu çalar vallaha haberiniz olmaz. Kimi konularda aşırı ilkeller mesela tarihlerini coğrafyalarını bilmiyorlar insanları hep cahil. Televizyonda ne varsa bir tek onu biliyorlar. Hiç bir şeyden haberleri yok ama bizden daha milliyetçiler. Turkey turkey diye dalga geçmeyi biliyor ergenler çocuklar ama kendi ülkesine bir şey söyletmiyorlar. Her neyse, kültürel değişim şeylerinden bahsedeyim derdim de tahmin ettiğim gibi kültürel pek bi ögeleri yok bu Amerikalıların. Havası iğrenç hep nemli, işte Kansas City Missouri’deyiz, tam ortadayız. Yemek desen ayrı bi dert düzgün yemekleri yok açlık maçlık, boyuna makarna… Zaten düzgün yemekleri yok fast foodlar etler falan… He arada işyerine sivil gidersek international arkadaşlar sağ olsun karnımız doyuyor. Tuvaletlerinde taharet muslukları falan yok ona alıştık neyse. Kaldığımız yer ayrı bi rezalet sandalye çatal bıçak istiyorsun falan vermiyorlar, bizden önce gelen Ukraynalılar sağ olsun her şeyi çokça aldıkları için resepsiyondaki ablalar bıkmış olmalı ki hiç bir şey vermiyorlar ve kaba davranıyorlar. Türk oda arkadaşımdan bıkmama rağmen odamı değiştirmeme bile izin vermiyorlar. Haftanın 1 günü izin, 2 günü de güzelim motelin ücretini ödemeye çalışıyoruz. Kaldı mı 4 gün, karın tokluğuna çalışıyoruz asgari ücretle. Amerika mutlu ucuz işçi çalıştırmaktan, biz mutlu değişik şeyler görüp kültür değişimi(!) yaşamaktan. Hani işim kolay günahını almayayım, ride operatörlük kolay, bütün gün ayakta durma, amele yanığı yapma ve o %90 nemli havada çalışma koşullarını atarsak. Tabi mesafelerden bahsetmek olmaz. Adamların o kadar toprağı var ki biz bunu nasıl kullanalım demişler her yere yaymışlar yerleşimi her yere. Toplasan 10 mahalle eder insanları, ama Türkiye’nin çeyreği kadar topraktalar. Yeminlen bi yerden bi yere yürümek imkânsız, bakkala gideyim bir yere gideyim yok her yer uzak. ne güzel politika değil mi? Herkeste araba var, çünkü arabasız yaşayamıyorsun!!!

Hep sıkıntılı durumlardan bahsetmek de olmaz. Bir sürü şey de öğreniyoruz tabi. Mesela artık milletin yaşını tahmin edebiliyorum. Burada hormonlar daha abartılmış 14-15 yaşında insanlar 20 gösteriyor falan. Kimisi roller coasterlara sığmıyor, şişman insan dolu. Bir sürü insan var yürüyemiyor tekerlekli sandalye araba tarzı bir şeylerle takılıyorlar.

Bak ya yine kötü şeylerden bahsediyorum. Sıkıntılardan bahsederek bu yazıyı bitiremem çünkü bitmiyor :) 6 haftayı geçik zamandır buradayım 1 hafta sonra ayrılıyorum gezmeye başlayacağım biriktirdiğim(!) paralarımla :) Şu ana kadar Amerika’nın şusunu beğendiğim diyebileceğim tek şey kızları, hepsi çok şeker! Bu da sevdiğim bi arkadaşım, Hailey. God Bless America!

YİĞİT EMRE D.
A CEDAR FAİR PARK / WORLDS OF FUN – KANSAS CITY, MO – SUMMER 2015
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ
PİLOTAJ – 2. SINIF