Yemyeşil Bir Doğa ve Mutlu İnsanlar = İrlanda

Gerçekten de duyulduğu ve bilindiği gibi yemyeşil bir ülke İrlanda. Ben Mart ayında orada bulunmama rağmen her yer yeşil ve ışıl ışıldı. İrlanda’da hava durumuyla ilgili bir konuşma başlatmak adeta bir adet. Çünkü gerçekten tahmin edilemez bir havası var, bu da her saat konuşacak farklı bir şeyin olması demek. Ben kış aylarında İrlanda’da bulunduğum için güneş, yağmur ve doluyu aynı gün içinde tecrübe etme imkânı buldum. Ama yağmur ve karın Türkiye’deki gibi olmadığını söyleyebilirim. Kar zaten çok alışkın oldukları bir şey değil, yağsa bile çok az yağıyor, tutması mümkün değil. Güneş varken kar ve yağmur yağması çok fazla ülkeye özgü olmasa gerek. Kesinlikle kapalı bir havası yok. Bulunduğum 1 hafta boyunca yağmur görmeme rağmen hiç kara bulut görmedim bile. Her zaman ışıl ışıldı. Yaz ve bahar aylarında çok daha inanılmaz olduğuna eminim.

Ziyaretimin büyük bir bölümünde İrlanda’nın en büyük şehri ve aynı zamanda başkenti olan Dublin şehrindeydim. Yalnız ikinci büyük şehir olan ve ülkenin bir diğer ucunda kalan Galway şehrini de ziyaret etme fırsatım oldu.

Öncelikle Dublin kesinlikle harika bir şehir. İstanbul gibi büyük şehirlerin yanında elbette küçük kalıyor ama bu bence Dublin’i daha da güzel kılıyor. Her şey birbirine yakın ve yürüyüş mesafesinde. İnsanlar toplu taşımadan çok yürümeyi ya da bisiklete binmeyi tercih ediyor. Çünkü araçların yolundan çok yayaların yoluna önem veriyorlar. Yani bir yerden araçla aynı yere varmak istediğinizde bu sizin 20 dakikanızı alacaksa yürüyerek 15 dakikanızı alabilir. Çünkü yollar dümdüz ve yürümek için oldukça elverişli.

Bisiklet kullanmak ise ikinci seçenek. Bisiklet kiralamak ya da satın almak oldukça ucuz. Hatta sokaklarda sürekli DublinBikes isimli bisiklet duraklarını görebilirsiniz. Bu duraklarda sürekli 15-20 bisiklet bulunuyor ve ilk 30 dakika alıp ücretsiz kullanmak mümkün. Saatlik kiralama sadece € 0.50, 3 günlük € 5 ve yıllık üyelik sadece € 20. Aldıktan sonra başka bir bisiklet istasyonuna da kullandığınız bisikleti bırakabilirsiniz. Her saatte müsait bir bisiklet bulabilmek de mümkün.

Diğer ulaşım seçeneği ise otobüs, tramvay ve tren ağları. Otobüs için duraklar oldukça sık. Bilet fiyatları ise gidilen yere göre değişiyor ama ortalama € 1.80. Şehir içindeki tramvay ağının ismi LUAS. Dublin Kuzey Dublin ve Güney Dublin olmak üzere genel olarak ikiye ayrılıyor. Her iki bölgede de Red Line ve Green Line isimli iki LUAS ağı bulunuyor. LUAS için 7 günlük limitsiz bilet € 18.50. Aylık almak isterseniz ise € 70. Aile yanları genellikle LUAS ağlarına yakın olduğu için bu tramvayları kullanırsanız en fazla 20-30 dakikada şehir merkezinde olabilirsiniz. Green Line LUAS’ın en son istasyonu St. Stephen’s Green ve bu da Trinity College’ın hemen yanında yani tam olarak merkezde. Tramvaylar kesinlikle kalabalık değil ve 5 dakikada bir geliyor. Tren ağı ise Dublin’deki daha uzak kısımlara seyahat için kullanılıyor, ismi DART. Aile yanı konaklamalar bu hatlar üzerinde olmayacaktır ama haftasonları ya da derslerden sonra Dublin’in diğer kısımlarını keşfetmek için mutlaka denemelisiniz.

Dublin’in en çok öne çıkan özelliği tartışmasız ki insanları. Hepsi oldukça sıcakkanlı ve yardımsever. Sürekli güleryüzlüler. Sokakta yürürken bile gülümsediklerini görüp ne kadar mutlu olduklarını hissedebilirsiniz. Yol konusunda her zaman yardımcı olmaya açıklar. Sizi sizden daha çok düşünüyorlar hatta bazen, yolu güvenle bulabileceğinizden emin olmak istiyorlar. Cafelerde, restoranlarda çalışan insanlar, taksi ve otobüs şoförleri başka bir ülkeden geldiyseniz ve özellikle o ülke Türkiye’yse özel bir ilgi duyuyorlar. Hepsi sürekli Türkleri ne kadar sevdiklerinden, İrlandalıların ve Türklerin birbirine aslında ne kadar çok benzediklerinden, Türklerin ne kadar eğlenceli ve arkadaş canlısı olduklarından bahsediyor. Çoğu genellikle daha önce Türkiye’yi ziyaret etmiş ya da etmeyi düşünüyor. İrlanda’dan birileriyle tanışırsanız –ki mutlaka tanışacaksınız, çünkü yeni kültürlere oldukça açık ve ilgililer- sizi Türkiye’de ziyaret etmekten oldukça keyif alacaklardır.

Sosyal yaşam olarak Dublin oldukça hareketli. Her yer çok güzel cafe ve restoranlarla dolu. Amerika ve İngiltere ile kıyaslayınca yaşam masrafı olarak çok daha uygun. Para biriminin Euro olduğunu da unutmamak lazım. Cafe olarak en yaygını Starbucks, Costa ve Insomnia. Costa ve Insomnia aynı Starbucks gibi kahve dükkanları. Ama öğle yemeği için sandviç, salata gibi çok daha fazla seçenek sunuyorlar. Fiyatlar ise € 3-5 arasında. Kahveler ise € 2-3. Öğrencilerin en çok tercih ettikleri yerlerse Subway ya da diğer sandviç dükkanları.  Çok lezzetli sandviç ve içecek menülerini € 3’a bulmak mümkün. Bunlar dışında fast food olarak da McDonalds ve Burger King de oldukça yaygın. Çok şık bir restoranda özel bir yemek yemek isterseniz başlangıç, ana yemek, tatlı ve içecek şeklinde € 25 civarında olacaktır. Bu da İstanbul gibi yerlerle kıyaslayınca oldukça uygun. Hatta çoğunun İstanbul’dakilerden daha güzel olduğunu söyleyebilirim. Gece hayatı olarak da Dublin en ünlü caddesi Temple Bar ve diğer ünlü sokakları ile öne çıkıyor. Canlı müzik oldukça yaygın. Geleneksel Irish Publarda çok güzel vakit geçirebilir ve İrlanda’nın en ünlü ve en eski birası Guinness’i deneme imkanı bulabilirsiniz.

Dublin’de her zaman yapacak bir şey olduğunu söyleyebilirim. Eğer 4-8 hafta gibi kısa bir süre için gidiyorsanız şehirdeki tüm müzeleri gezme imkanı bulamayabilirsiniz bile. Gezilecek ve görülecek çok fazla şey var. Fotoğraf çekmeyi de seviyorsanız İrlanda, bulundurduğu Georgian tarzdaki binalar sayesinde oldukça ilgi çekici olacaktır. İrlanda’ya gidiyorsanız mutlaka görmeniz gereken yerler ise Guinness Storehouse, Trinity College Library, Book of Kells, Temple Bar, Grafton Street, Phoenix Park, Dublin Zoo, National Museum of Ireland, Fitzwilliam Square gibi yerler. Zamanınız varsa bundan çok daha fazlası olduğunu da göreceksiniz.

Dublin oldukça güvenli. Gündüz, akşam, gece günün hiçbir diliminde güvenliğinizi tehdit edecek bir şeye rastlamadım. Konuştuğum öğrenciler de herhangi bir problemle karşılaşmadıklarını söyledi. Geç saat olsa dahi sokakta rahatça yürüyebilir ve toplu taşımayı kullanabilirsiniz. Herkesin ne kadar kendi halinde ve saygılı olduğunu göreceksiniz. Aile yanı konaklamalarda ise memnuniyet oranı oldukça yüksek. Çoğu öğrenci ailesiyle arasının çok iyi olduğunu ve özellikle Türk kültürünü tanımaya oldukça meraklı olduklarını söyledi. Bütün aileler tüm İrlandalılar gibi konuşmaya oldukça açık. Pratik imkanı arıyorsanız aile yanı ilk tercihiniz olmalı. Çünkü İrlanda’yı tanıtmanın dışında sizi tanımaya da çok hevesliler. Bu da tek taraflı değil, çift taraflı bir pratik deneyimi olacak.

İrlanda’nın ikinci büyük şehri ise Galway. Galway elbette Dublin kadar büyük bir yer değil fakat İrlanda’nın kültür başkenti olarak biliniyor. Çünkü sene boyunca ama özellikle yazın oldukça fazla sayıda festivale ev sahipliği yapıyor. Turist sayısı da yazın oldukça artıyormuş. Uzun dönem gidenler ve çalışma iznine sahip olan öğrenciler için tüm sene boyunca iş olanakları mevcut ama özellikle yazın artan turist sayısı nedeniyle cafe, restoran gibi yerler fazladan çalışana ihtiyaç duyuyor.  Şehir merkezinde ünlü bir meydanı ve İstiklal Caddesine benzer bir caddesi var. Gece hayatı ise oldukça ünlü Galway’de. Şehir, okyanusun hemen yanında bulunuyor. Yürümek için çok uzun bir sahili var. İklim olarak da Dublin’den daha sıcak ve ılıman. Yaşam ve konaklama masrafı yönünden de Dublin’den daha uygun. Arabaya ve otobüse ihtiyaç duymuyorlar ama elbette her yere ulaşımı sağlayan otobüsler de mevcut. Dublin’le arası sadece 2,5 saat ve gidiş-dönüş bilet fiyatları € 23. Galway halkı sürekli Dublin’in ne kadar karmaşık ve insanlarının sürekli acelesi olduğundan bahsediyor. Galway’de ise insanların sokakta yürürken birbirlerini tanımasa dahi selam verdiklerini söylüyorlar. İnsanlar sürekli konuşmaya açık ve uluslararası öğrencileri çok seviyorlar.

Son olarak giderken aklımda İrlandalıların farklı bir aksana sahip olup olmadığı, anlarken zorluk çekip çekmeyeceğim konusunda endişelerim vardı. Gidince bunun kesinlikle böyle olmadığını gördüm. Bence Amerika ve İngiltere aksanı arasında bir aksana sahipler. Oldukça anlaşılır ve net. Ben Dublin’de sadece birkaç kişiyle karşılaştım bu şekilde ama İrlanda’nın Cork gibi ya da daha küçük şehirlerinde oturanlarda farklı aksanlara rastlanabiliyor. Ama bu aynı İngiltere’de Manchester ve Brighton’da ya da Amerika’da New York ve Alabama’da farklı aksanlarla karşılaşılması gibi. Anlama konusunda sıkıntı yaratacak türden bir farklılık olduğunu düşünmüyorum. Seviyem çok iyi değil, ben zorlanabilirim derseniz ise içiniz rahat olsun çünkü tekrarlama konusunda hiçbir problemleri yok. Hata yapmaktan korkmayın ve tekrar tekrar sormaktan çekinmeyin yeter. Onlar yardımcı olmaktan her zaman mutluluk duyacaklardır.

Benim İrlanda hakkındaki izlenimlerim bu yönde oldu. İrlanda’ya, Dublin’e, Galway’e ve insanlarına bayıldım. Dil eğitiminizi İrlanda’da almayı düşünürseniz bir kez daha düşünün çünkü bu ülkeye veda etmesi gerçekten zor olacak. :)

Selin Tanrıkulu
United Towers, İstanbul Bölge Ofisi
Dahili: 118
E-Posta: selin.tanrikulu@unitedtowers.com

Ref.: http://www.irlandaegitim.com/yemyesil-bir-doga-ve-mutlu-insanlar-irlanda/

Yurtdışında üniversite - Work and Travel - Google Site Map