//UĞUR A.

Bu yaz…

Merhaba! Döndüm ya sonunda :)). Olumsuzluklar: KLM çok güzel her bakımdan ama Amsterdamda bize havaalanı dışına çıkmamıza izin vermediler. Zaten 15 saat sonra kalkıcak ucakta rotar yapınca 20 saat bekledim havaalanında. Pek güzel bir başlangıç olmadı :). Sonra Pelican (Alaska) güzel bir kasaba değil. Çok küçük, sadece 2 kız vardı ama neyse ki birini ayarladım :D. Diğer Türkler adına olumsuz bir durumdu :). Sonra balık çok azdı. Ama neyse ki ben laundry, mutfak ofise yardım ve housekeeping işlerini hatta bazen balık işine de girerek çok fazla çalışma imkânı bulabildim ve günlük ödediğim 20 dolar yemek parası hariç 9.800 dolar kazandım net ve cash :). İnsanları biraz kaçkındı, tabi öyle bi kasabada bi ömür yaşayanların normal olmalarını beklemek zaten yanlış ama herkese huyuna göre davranınca dost olmakta mümkün. Bu arada resimlerin hepsini cep telefonumla çektim videoları falan. Ve bu kasabayı unutmak için birçoğunu da gelirken sildim :). Ben araba hayaliyle yanıp tutuştuğum için hiçbir şey almadım fotoğraf makinası kamera falan yoktu.

Orda bazen Türklerin olumsuz hareketleri beni üzdü. Herkes odasını çöplük gibi bırakıp gitti(türkler).Yanlış bir imaj verdik aslında belki de böyleyiz kabul etmek lazım. Orda en son ben kaldığım için türklerden buna şahit oldum. Bu arada 20 yıllık yaşantımın boş olduğunu ve insanların newyorkta nasıl yasadığını ve özgür olduğunu gördüm. New York’ta metroda müzik dinleyip dans ediyorlardı insanlar. Burada birisi böyle bir şey yapsa (herkes bende dâhil onu izleyip aaa deli falan herhalde diye dalga geçerdik). Orda öyle değil. O kadar şık güzel ve bakımlılardı ki özellikle 3 ay o kasabadan direk New York a gidince :)) çok farklı geldi. En güzel yazlarımdan birini o kasabada feda ettim ama değdi bence. Oraya gelen Türkler yemekleri çok olumsuz buldu. Elmalı salata mı olur, tatlı hamur mu yenir gibi önyargıyla yaklastılar zaten ama bence harikaydı bilmiyorum ben Almanyada da 1 sene kaldığım için hiç bir uyum zorluğu yaşamadım. İngilizcemde gayet iyiydi bazen tercümanlık falan da yaptım orda seviliyordum yani.

Bir de bizim Türklerin böyle doğal yapısında bi cool olma somurtma havası vardı bu yabancılar tarafından yanlış algılandı. Bizim soğukkanlı olduğumuzu düşündüler bizi uzaktan tanıyan ofisteki çalışanlar falan. Ama tanıdıkça öyle olmadığımızı gördüler. Sonra orda saç kesiminden anlıyorum deyip milleti tras ettim :)), yeteneğimi geliştirdim. Sosyal yaşantımız haftada 1 kez kütüphanede yarım saat bilgisayar kullanmak ve marketten bi kola bi çikolata alıp yemekten ibaretti.

Bence oraya eğlence arayanları göndermeyin. Para bakımından gitmek isteyenler için güzel bi yer ama tabi işi bilene. 5500 dolar kazanan bile olmuştu yani fazla kazanamayan. Bir tavsiyem de Haziranın 10’unda giden yada erken gidenleri Pelican a yollamayın orda sezon Ağustosta açıldı çünkü. İnsanların bir kısmı kaçtı gitti iş olmucak diye. Umutsuz ve mutsuzları Ağustosa kadar. Erken gidenleri kuzeye sezonun açıldığı yere gönderin bence. Sonra orda sezon bitince güneye gelirlerse 10000 dolardan fazla kazanırlar. Öyle yapan birkaç kişiyle tanıştım ve Haziranda 5200 dolar yapmışlar 1 ay 1 haftada.

Alaskadan sonra artık gözümü para falan bürüdü herhalde herşeyi ekonomik düşünüyorum :)

UĞUR A.
ED BAHRT MANAGEMENT CO. LLC – PELICAN, AK – SUMMER 2007
EGE ÜNİVERSİTESİ
İKTİSAT – 1. SINIF