//MUSTAFA GENÇOĞLU

Çok harika bir yaz geçirdiğimi mutlulukla söyleyebilirim…

Merhabalar öncelikle. Sizlerle tanıştığım ve benim geleceğimin bir parçası olan yurtdışı deneyimini bana Work and Travel programıyla sağladığınızdan dolayı çok mutluyum ve çok teşekkür ediyorum.

Küçüklüğümden beri hep kendimce yurtdışını hayal ediyordum. Özellikle AMERİKA. Ama biraz düşündüğümde bunun imkansız bir şey olduğunu aklıma getirirdim. Sanki Amerika’ya gitmek bana hep “Mumdan bir gemiyle ateşten bir okyanusu geçmek” lafını hatırlatırdı. Ta ki üniversite sınavında Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulunu kazanıp United Towers’la tanışana dek…

Amerika maceramı üniversite 2. sınıfta yaşadım. İlk senemde çok önemli ve çok büyük derecede deneyim edindim. Bunun en büyük sebebi ise United Towers’ın bulmuş olduğu dünya zincir otellerinden biri olan Courtyard By Marriot’da hem restorantta hem de mutfakta çalışma imkanı bulmamdı. Bu programın bütün öğrenci arkadaşlar için büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Gerçekten bu program kesinlikle ve kesinlikle size büyük artılar sağlıyor. Çünkü bu programda zarar edecek ya da kaybedecek hiçbir olumsuz durum yok.

En önemlisi bu programın bana en büyük avantajı kendime güvenimi, hayatta imkansız gibi görünen bazı şeyleri tek başıma başarabileceğime, insanlarla iletişimimi, kısacası hayata biraz daha farklı bakmamı ve buna inanmamı sağladı. Çünkü orada yeni bir kültürle iç içe oluyorsunuz. Sürekli insanlarla konuşuyor, karşılıklı bilgi alışverişi yapıyorsunuz. Bu da doğal olarak içinizde gizli olan o güveni dışarı yansıtmanızı sağlıyor….

Amerika’ya indiğim gün hemen bir pizzacıya attım kendimi. Garson geldiğinde İngilizce pizza siparişimi verdiğimde o kadar mutlu oldum ki bunu anlatabilmem biraz zor. Ehh, ilk siparişim olduğu için yanlış oldu ve büyük boy geldi. :))) Tabi ki o pizzayı yedikten sonra şöyle bir etrafı gezmeye başladım. Bundan hiç korkacak bir şey yok. Bazı arkadaşlar bu satırları okurken aklına gelecek ilk şey “Nasıl tek başına Amerika’da sokaklarda dolaşıyor?” olacaktır. İnanın o kadar güvenli bir ülke ki. Bu programa katılıp Amerika’ya geldiğinizde bana hak vereceksiniz.

İlk senemde yaklaşık olarak 4 ay kadar Virginia Beach eyaletinde bulundum. Çok harika bir yaz geçirdiğimi mutlulukla söyleyebilirim. İlk haftalar biraz sıkıntı çekiyorsunuz. Bu herşey için geçerlidir. Çünkü kolay değil, başka bir kıtaya gidiyor, yeni insanlar tanıyorsunuz. İşinize adapte olmanız, sosyal güvenlik kartınızın gelmesi, arkadaşlarınızla birleşip ev tutmanız vs bunlar bir kaç haftayı alabiliyor. Tabi bu tür durumlar içinizde sıkıntı yapıp moralinizi bozabiliyor. Bu programa ilk katıldığımda sosyal güvenlik kartım biraz gecikmişti. Sebebi ise sosyal güvenlik ofisinin bilgilerimi karşı tarafa göndermeyi unutmasından kaynaklandı. Her neyse, zamanla bu tür sorunları da hallettik.

Maddi açıdan hiçbir sıkıntım yoktu. Çünkü 2. işimi de bulmuştum. 2. işimde de oda temizleyicisi olarak çalıştım. 4 ayın sonunda, New York gezisi beni daha çok mutlu etti. Empire State’e çıktığınızda yüksekten, 86. kattan o New York manzarası beyninizde çok değişik duygular yaratıyor. Açıkçası bende yükseklik korkusu olduğu halde bu manzarayı gördükten sonra yükseklik korkusundan hiçbir eser kalmadı. :) Böyle mutluluklar yaşadığım için gerçekten de bu programa katıldığıma çok sevindim. Bayağı bir gezdim. Turkish Center’a gittik. Alışverişler yaptım; elektronik eşyalar, kıyafetler, hediyeler falan aldım.

İlk senemde bu programdan çok büyük keyif aldığım için 3. sınıfın yaz döneminde tekrar katıldım. Bu sefer farklı bir iş, farklı bir heyecan, farklı bir atraksiyondu. Bu seferki işim bir önceki seneye göre çok farklıydı; New York’a yaklaşık 2 saat uzaklıkta Connecticut eyaletinde Good Humor’da (yani Algida dondurma şirketi) dondurma satmak. Belirlenmiş, kasaba gibi bir bölgede, ford tipi bir arabayla geze geze tek başıma dondurma sattım. Abi gerçekten harikaydı.. Düşünsenize, filmlerde gördüğünüz o Amerika yollarında kendi kontrolünüzde bir arabayla gezerek dondurma satıyorsun. Bence mükemmel bir heyecan.. Tabi bazen işi hiçi yapmak da istemiyorsunuz. Bu işin bana bu seneki en büyük avantajı, arabayı sürmeyi çok rahat şekilde öğretmiş olması. Ehliyeti yazın, Amerika’ya gitmeden önce almıştım. İnanın hiç korkulacak bir şey yok. Kaza oranı çok düşük. Abicim, takıyorsun arabayı düz vitese, bırak gitsin. Canın sıkılırsa aç bir Algida dondurma yiye yiye git. Ama sürekli çocuklara dondurma sattığın için pek sıkılacak bir durum söz konusu olmuyor. Para konusunu hiç düşünmeyin, gayet güzel paralar kazanıyorsunuz. İsteyen orada hepsini yiyip geliyor, isteyen Türkiye’ye getirip araba alıyor. :)) Tabi bu işin biraz da esprisi. Ama iyi para biriktirip bu hayalini gerçekleştirenler de vardı doğrusu. Bu program size kesinlikle size maddi açıdan olumsuz bir durum sunmuyor. Program masrafınızı kazanıp, yanında ufak tefek elektronik eşyalar, bilgisayar ve hatıra için bir kaç hediye alıp döndükten sonra kesinlikle harika.

İngilizce konusuna gelecek olursak, sahip olduğunuz temel İngilizce yapısını yani teorik kısmı burada pratiğe dökebiliyorsunuz. 3-4 ay az gelse de bu süre zarfında artık cümleler sizin dilinizde kendiliğinden akıp gidiyor. İlk senemde otelde İngilizce konuşma, yani pratik anlamında çok iyi derecede bir ilerleme kaydettim. Bu sene de değişen pek bir durum olmadı. Tabi bu dondurma işindeki İngilizce konuşma fırsatı oteldeki işe göre az. Ama en azından yalnız olduğunuzda bir restoranta gidip rahatlıkla sipariş verebilir duruma, telefonda konuşmaları anlayabilmek aşamasında 3-4 ayda gelebiliyor, kendinizi anlatabilir düzeye ulaşabiliyorsunuz. Tabi ki bu biraz da sizin çabanıza bağlı bir şey. Gittiğiniz bölgede Türkiye’den gelen arkadaşlarla fazla Türkçe konuşmamaya ne kadar gayret ederseniz, İngilizce öğrenme konusunda sizin o kadar avantajınıza oluyor.

İnanın yaşadığım o heyecanları kelimelere dökmek burada daha çok sayfa alır. O mükemmel duygu ve heyecanların çoğunu kelimelere dökmek zor oluyor. Ben bu heyecanı, böyle büyük bir fırsatı United Towers’la değerlendirmenizi tavsiye ederim. Çünkü yurtdışı tecrübesi, iş başvurularında, herhangi bir resmi görüşmede veya başka aşamalarda sizin en büyük avantajınız olabiliyor.

Tam Amerika macerası olan Work and Travel programı benim için hayatım boyunca unutamayacağım, en büyük mutluluklardan birisi oldu. Hayatta unutamayacağınız bir tecrübe ediniyorsunuz. Bütün arkadaşlara bu programı büyük bir içtenlikle tavsiye ediyorum… Eminim ki, katılacak olan öğrenciler United Towers ile Amerika’da unutulmayacak bir yaz geçireceklerdir.. Artık bu sene son senem olduğu için 12 aylık maaşlı staj (internship) programına başvuracağım. Gelecek arkadaşlarla Amerika’da buluşmak üzere.. MAceRa DoLu Amerikaaaaaa….. Son olarak bana böyle bir imkanı sundukları için tekrardan United Towers ailesine sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum.

Sevgi ve Saygılarımla,

MUSTAFA GENÇOĞLU
OK-AY TRADING – NEW BRITON, CT – SUMMER 2005 
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
TURİZM İŞLETMECİLİĞİ VE OTELCİLİK – 2. SINIF