Kalbim Torquay’de kaldı…

Kalbim Torquay’de kaldı…

Sonbaharın en güzel günlerini yaşıyoruz. Doğa bize o güzel kabuğundan sıyrılıp başka bir yüzünü gösteredursun; ben, her gittiğimde başka bir yüzünü keşfettiğim İngiltere gezimin notlarını paylaşmak istiyorum sizinle. Siz öğrencilerimize daha iyi ve detaylı bilgi vermek amacıyla yurtdışı okullarımızı yerinde ziyaret ediyoruz. Keyifli okumalar diliyorum…

İngiltere’ye İngilizce’nin anavatanı diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz. İngilizce’yi öğrenmek için seçilebilecek en güzel ülkelerden birisi aslında. Ülkedeki çok sayıda dil okulu da bunun en büyük göstergesi. Havaalanına iner inmez anlıyorsunuz bu tarih kokan ülkenin size hayal ettiğinizden bile fazlasını sunacağını ve geri dönmek için uzunca bir süre düşünmeniz gerektiğini. Bir taksi, bir otobüs hiç fark etmez. Varacağınız yere kadarki yolculuğunuzda sizi saran puslu hava ile birlikte hazırlanmaya başlıyorsunuz bu güzel maceraya..

Tarihi dokusuyla birlikte; bir sakinlik bir dinginlik karşılıyor sizi İngiltere’de. Seneler önce kurulmuş düzenin izlerini görebiliyorsunuz. Öyle düzenli, öyle sistematik ki kaybolmanız içten bile değil. Medeniyet kelimesinin gerçek anlamı burada çıkıyor ortaya sanki. Sakin, asil, mesafeli ama gizliden sıcak İngilizler. Sorduğunuz hiçbir soru karşılıksız kalmıyor.

İngiltere’de ziyaret ettiğim okullar; the English Network (TEN) okulları. İngiltere’nin bağımsız, en prestijli ve eğitim anlamında en kaliteli 10 okulundan oluşuyor bu Network. Sadece ve sadece İngilizce eğitimini amaçlayan ve butik yaklaşıma önem veren profesyonel okullar topluluğu diyebiliriz. 2010’da kurulmuş bu Network’un üye okul sahiplerinin ve hocalarının mesleklerine olan aşkları ve her alanda birbirlerini destekleyerek endüstriye katkıda bulunma çabaları, ziyaret ettiğim her okulun köşesinde hissediliyordu ve oldukça heyecan vericiydi.

Gezimizin ilk durağı Cambridge Academy of English. Cambridge..bir diğer deyişle ‘inspirational city-ilham veren şehir’. Yeşiller şehri. Ne çok büyük ne de çok küçük. Tam bir öğrenci şehri. Akademik çalışmalarınıza yoğunlaşabileceğiniz çok güzel bir lokasyon.Hemen hemen her yere yürüyerek gidebileceğiniz bu şehirde bisikletler çok yaygın. 100 kişiden 80’i bisikletli.O yüzden pek trafiğe, eksoz kokusuna rastlamıyorsunuz.

Cambridge Academy of English’in, Cambridge’in akademik anlamda en iyi okullarından biri olduğunu söyleyebilirim. Okul, Cambridge şehir merkezine 15-20 dk otobüs mesafesinde sakin bir bölgede. Okul kurucuları, bu sakin bölgede bir okul planlayarak adeta bir kampüs havası yaratmaya çalışmışlar. CAE, aynı zamanda Cambridge’in bu bölgesindeki tek okul; en güzel özelliği de aile yanı konaklamaların çoğunun okula yürüyüş mesafesinde olması. 8 sınıflı bu samimi okulda genelde sınıflar 10 kişilik ve en önemli özelliği uluslararası öğrenci dengesinin çok güzel ayarlanması. Okul, amacı gerçekten İngilizce öğrenmek olan öğrenciler için çok ideal. Aile atmosferi ile karşılaştığınız CAE; spor alanlarına, fitness merkezlerine çok yakın. Hatta fitness merkezine yazılmak istediğinizde indirimli fiyatlardan faydalanabiliyorsunuz.  Ücretsiz konuşma seanslarının sunulduğu okul aynı zamanda ‘Executive’ler için de çok uygun. Executiveler için mottoları: ‘English with Confidence’…

Cambridge’ten rotamızı Londra’ya çeviriyoruz. Okulumuz Excel English. Okul, Londra’da olmasına rağmen, Londra’nın keşmekeşinden uzak sakin bir bölgede.  Bölgenin ismi ise Muswell Hill, Zone 3’te kalıyor. Muswell Hill, Sundey Times’a göre ‘Top 5 Places to Live in London’ arasında başlarda geliyor.Londra’nın merkezine 25-30 dk mesafede toplu taşıma ile. Hem Londra’da hem değil gibisiniz hissine kapılıyorsunuz. Kafe, restoran, marketiyle başlı başına bir yaşam alanına sahip Muswell Hill ve Londra merkeze göre yaşam giderleri daha düşük.

Görülmeye değer bahçesinin de ayrı bir yaşam alanı kattığı bu okulda, 8 sınıf var ve sınıflar yaklaşık 12 kişilik. Genelde Avrupalı öğrencilerin bulunduğu Excel English; 2013 yılında El Gazette tarafından ‘Centre of Excellence’ seçilmiş. Birçok sınıfından ve bilgisayar laboratuarından huzur verici bahçesini görebileceğiniz bu okul yürüyüş mesafesinde yurt konaklamalara da sahip. En büyük avantajlarından biri de hem Londra’da olup hem de oldukça az Türk oranına sahip olması.

Londra’dan ayrılmadan bir diğer durağımız Wimbledon School of English’de alıyoruz soluğu. Londra’nın kuzeyinden güneyine yolculuk bizimkisi. Yalnız, şöyle bir gerçek var ki: kuzeyden güneye Londra’nın keşfetmekle bitmeyeceği..

Wimbledon School of English, Londra’nın en elit bölgelerinden Wimbledon’da. Tenis turnuvalarından hepimiz aşinayızdır Wimbledon’a. Yalnız, Wimbledon, tenis turnuvasından da fazlasını sunuyor öğrencilere. Katolik nüfusun çoğunlukta olduğu Wimbledon, Muswell Hill gibi başlı başına bir merkez aslında. Restoran, kafe, alışveriş merkezi, toplu taşıma istasyonları, birçoğu ayağınızın altında neredeyse Londra merkeze inmenize gerek kalmıyor.

Wimbledon School of English, böylesi bir tarih ve gelenekselliğin içinde modern yapısıyla karşılıyor öğrencileri. Girişten o kadar da büyük görünmeyen okul, içine girdikçe ve gezdikçe şaşırtıyor ve modern mobilyaları ve son teknolojileri ile İngilizce’yi öğrenmeyi keyifli hale getirdiğinin altını çiziyor.

Okul; tube, tren, otobüs tüm toplu taşıma istasyonlarına 5 dk yürüyüş mesafesinde. Londra merkezine toplu taşıma ile 25-30 dk’da ulaşabiliyorsunuz.  25 sınıfı ile Londra’nın en büyük okullarından Wimbledon School of English. Yaz döneminde yaklaşık 400 öğrenciye kadar ulaşıyorlar. Okulun top 5’inde ise: İsviçre, Japonya, Güney Kore, İtalya ve Tayvan var.

Wimbledon School of English’in en önemli özelliklerinden biri ise akademik anlamda oldukça güçlü olmaları. IELTS ve Cambridge sınavlarının bir bölümünün yapıldığı bu okulda hocaların çoğu ‘IELTS Examiner’. Teacher Training, Business English, English & Culture, English for Medicine, International Legal English, English for Aviation ise iddialı oldukları alanlar.

Londra’ya veda etmek zor ama İngiltere’nin güneyi bizi bekliyor. Şehir hayatından sonra biraz güneş biraz plaj havası iyi gelecek diye düşünürken; Eastbourne’de fırtına, yağmur, pus ve soğuk bizi karşılıyor. O zaman işte diyoruz ‘that’s the UK’. İngiltere’de havaya asla güven olmaz.

Eastbourne, yaklaşık 100.000 kişilik klasik bir sahil kasabası. Birçok yere yürüyerek gidebileceğiniz bu şehir; İngiltere’nin popüler merkezlerine de yakın mesafelerde. Hızlı trenle; Londra’ya 90, Brighton’a ise 30 dk mesafede bulunuyor.

Eastbourne’daki okulumuz Eastbourne School of English. 1936 yılında kurulmuş olan bu okul, İngiltere’nin en eski okullarından. 2 binada eğitim veren okul, Eastbourne’ün en gösterişli okullarından. Toplamda 22 sınıfa sahip. Bilgisayar ve etüt odası, küçük bir kütüphane gibi öğrencinin ihtiyaç duyabileceği birçok olanağa sahip. Çoğu hocası IELTS, Cambridge ve Trinity Examiner olan okulu, Eastbourne’daki diğer okullardan ayıran en önemli özelliklerden biri de sosyal aktiviteleri. Böylesi küçük bir kasabayı zevkli ve keyifli bir hale getirmek için oldukça emek harcıyor Sosyal Aktiviteler Ekibi.

Yolculuğumuz devam ediyor Brighton’a doğru. Brighton, Eastbourne’a çok yakın. Hızlı trenle 90 dk. Böylelikle yazın Eastbourne’ü ya da Brighton’u hem İngilizce hem de tatil için tercih eden öğrenciler her iki şehri kolaylıkla ziyaret edebiliyor.

Brighton…Duyduğunuzda içinizi bir tanıdıklık hissi, bir farkındalık kapladığını hisseder gibiyim. Evet, sadece Türk öğrencilerin değil birçok ulustan öğrencinin gözdesi Brighton. ‘London-by-sea’ olarak da bilinen Brighton, 250.000 nüfuslu bir şehir ve turizm, IT, konferans alanları, havacılık ve güzel sanatlar gibi alanlarla ön plana çıkıyor. Hızlı trenle, Londra’ya yaklaşık 50 dk mesafede olması ise öğrencileri bu güzel şehre çeken bir diğer etken.

Durağımız, ELC Brighton, 1962 yılında kurulmuş; İngiltere’nin en köklü okullarından. Plaja 20, şehir merkezine ise 15 dk yürüyüş mesafesinde. 3 binası ve 22 sınıfı ile Brighton’un en büyük okullarından. Büyük bir etüt odası ve bilgisayar laboratuarına sahip. Yine oldukça büyük öğrenci alanları, mutfağı, vs gibi özellikleriyle Brighton’daki diğer okullardan ayrılıyor. Executiveler için tamamı ile ayrı bir merkez inşa etmişler. Bu merkezde her şey, Executivelerin her ihtiyacı düşünülerek hazırlanmış.

Diğer tüm okullarda olduğu gibi ELC Brighton’ın da birçok hocası IELTS, Cambridge ve Trinity examiner. İş İngilizcesi hocaları da dahil olmak üzere. Teacher Training kursları ise ELC’i Brighton’daki diğer okullardan ayıran bir özellik olabilir. Bu konuda oldukça iddialılar. 2013 yılında 300 öğretmeni eğitmişler.

Sonbahardaki plaj havasını içimize çeke çeke Bournemouth’a yol alıyoruz. Bournemouth, İngiltere’nin güneydoğusunun en güzel üniversite şehirlerinden biri olarak biliniyor. 10 km uzunluğundaki plajı, ‘European flag’e sahip. Aynı zamanda turistik de bir lokasyon olan Bournemouth, yaklaşık 165000 nüfusa sahip. İngiltere’nin en büyük konferans salonuna da ev sahipliği yapıyor.

Güneşle beraber bizi karşılayan okulumuz BEET Bournemouth. Diğer tüm TEN NETWORK okulları gibi oldukça köklü bir okul. Merkeze nazaran, Bournemouth’un sakin bir bölgesinde yer alıyor. Yaklaşık 20 sınıfı ile Bournemouth’un en büyük okullarından. Maksimum 200 öğrenciye ulaşıyorlar. Tüm sınıfları interaktif tahtalı olan okulda 34 bilgisayarlı da bir bilgisayar odası bulunuyor.

BEET Bournemouth’u diğer okullardan ayıran özelliklerin başında; sakin bir bölgede olmasından dolayı aile yanı konaklamaların çoğunun yürüyüş mesafesinde olması geliyor. Bir diğer özellik ise, ITTC ile birlikte İngiltere’nin en köklü Teacher Training kurslarına sahip olmaları. Teacher Training’te ders alan öğretmenler, BEET Bournemouth’un öğrencilerine ücretsiz ders de veriyor. Bu da öğrenciler için oldukça avantajlı oluyor.

Bir sonraki durağımız Portsmouth, okulumuz ise LSI Portsmouth dil okulu. Portsmouth, 800 yıllık bir denizcilik tarihine sahip bir liman kenti. Bu özelliği ile birçok turiste de ev sahipliği yapıyor. Charles Dickens, Jane Austen; Portsmouth denilince akla gelen ilk isimler. Aynı zamanda, İngiltere’nin tek ada şehri olan Portsmouth, yaklaşık 200.000 nüfusa sahip ve 200.000’in yaklaşık 20.000’i de öğrenci.

LSI Portsmouth okulu, Portsmouth şehir merkezinde ve deniz kıyısına 5-10 dk yürüyüş mesafesinde yer alıyor. 8 katlı bir binada yer alan okul, 55 sınıfı ile oldukça büyük. Okul aynı zamanda IELTS test merkezi. Öğrenciler resmi IELTS sınavına bu okulda girebiliyor. Hatta IELSTS Hazırlık direktörünün yazmış olduğu bir IELTS Hazırlık kitabı dünyanın birçok yerinde, okullarda okutuluyor.

Okul bu kadar büyük olmasına rağmen sahip olduğu aile atmosferi, öğrencileri en çok etkileyen taraflardan biri; tıpkı bizi de etkilediği gibi… Biliyorsunuz ki bir sorununuz, sıkıntınız olduğunda; kime danışırsanız danışın sizi güler yüzle karşılayacağından emin oluyorsunuz.

Okul, University of Portsmouth ile işbirliği yapıyor. University Union’un üyesi olabiliyor öğrenciler. Üniversitenin havuzu, gym’i gibi birçok tesisinden faydalanabiliyor ve İngiliz öğrencilerle arkadaşlık da kurabiliyorlar.

Avrupa ağırlıklı bir ‘nationality mix’e sahip olan okulda; bütün sınıflarda interaktif tahta bulunuyor. Ailelerin çoğu ise okula; 15-25 dk mesafede. Executive kurslarda da oldukça başarılı olan okul; Siemens, Lucoil, vs gibi şirketlerde çalışan Executivelere eğitim veriyor.

Böylesi sıcak insanların uğurlaması ile yönümüz Bristol’a çevriliyor. Tabii İngiltere’nin en meşhur lezzetlerinden ‘Sticky Toffee Pudding’in tadı damağımızda kalarak.

Ve sonra Bristol…İngilizce öğrenmek için tercih edilebilecek en güzel lokasyonlardan. Batı Londra’dan 100 mil uzaklıkta olan Bristol; Batı İngiltere’nin kültür merkezi olarak anılıyor. 2014 yılında, ‘The Sunday Times’ tarafından İngiltere’nin yaşanabilecek en iyi 1 numaralı şehri olarak oylanan Bristol, 500.000 kişilik nüfusu ile İngiltere’nin en hareketli şehirlerinden aynı zamanda. Bu nüfusun 50.000’i öğrenciler oluşturuyor.

ELC Bristol; şehir merkezine 20-25 dk yürüyüş mesafesinde, Bristol’un sakin bölgelerinden Clifton’da yer alıyor. Pembroke ve Abon House olmak üzere iki ayrı binada eğitim veriyorlar. Toplamda 17 sınıfa sahip okul maksimum 250 öğrenciye ulaşıyor.

TEN Network’ün bütün okullarında olduğu gibi ELC Bristol’da da sıcak bir tavırla karşılanıyorsunuz. ELC Bristol tam bir aile okulu aslında. Okul sahibi eşiyle birlikte birçok öğrenciye eğitim veriyor bu güzel ve samimi okulda.

Aile yanı konaklamaların % 90’ının yürüyüş mesafesinde olduğu okulda; hocalar oldukça deneyimli. Küçük bir kampüs havasına sahip okul; Sınav Hazırlık kurslarında oldukça başarılı. Diğer okullardan ayıran en önemli özelliklerinden biri de Afternoon Options’da  İş İngilizcesi, Akademik İngilizce, vb gibi birçok seçenek sunuyor olmaları. Bir diğer belki de en önemli özellik tıpkı LSI Portsmouth gibi University of Bristol ile partner olmaları ve öğrencilerin yine University Union’dan faydalanabilmeleri.

Rotamızda Torquay var. Yazıma ‘Kalbim Torquay’de kaldı..’ diye başlıyorum çünkü Torquay; mistik havası ve sessiz derinliği ile İngiltere’nin en merak edilesi şehirlerinden. ‘Quality of Life’ olarak anılıyor. Agatha Christie ise Torquay denilince akla ilk gelen isimlerden. Londra’dan direkt trenle yaklaşık 3 saat mesafede olan bu keyifli şehirde; çoğu yere yürüyerek gidebilir, toplu taşımaya neredeyse para ödemeyerek yaşam masraflarınızı uygun hale getirebiliyorsunuz.

Bu sakin şehrin çok güzel bir bölgesinde yer alan Torquay International School; şehir merkezine yürüyüş mesafesinde. Büyük bir bahçesi, voleybol kortu ve ferah sınıfları olan 20 sınıflık bu samimi okulda; İngilizce’yi keyifli bir ortamda öğrenmenin tadını çıkarıyor öğrenciler.

Torquay International School’da; ailelerin % 90’ı okula yürüyüş mesafesinde. Torquay International School’u diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerin başında yetişkinlere ayrı program sunmaları geliyor. Okul, özellikle 30 yaş ve üzeri için çok ideal. Business English alanında öne çıkan okul, çok farklı alanlarda uzmanlık sahibi hocalara sahip.Yoğun İngilizce programını seçtiğinizde ise öğleden sonralarınız için çok fazla alternatif bulunuyor. IELTS, Business English gibi klasik seçmelilerle birlikte Literature, Music & Song, British Culture gibi seçmeli spesifik dersleri yine okulu diğer ayıran özelliklerin başında geliyor.

Güneyin havasını yeterince soluduktan sonra gezimizin son durağı Chester’a doğru yola çıkıyoruz. Kuzeyin Chester’ı. Kapalı bir hava, rüzgar, yağmur beklerken son derece sıcak ve güneşli bir hava ile gezimizi sürpriz bir şekilde noktalıyoruz. Chester; siyah beyaz evleri, tarihi park ve bahçeleri ile tam bir ‘typical English’.120.000 nüfusa sahip şehir aynı zamanda bir üniversite şehri. Öğrencilerin yanı sıra her yık yaklaşık 8 milyon turisti de çekiyor. Manchester’a ve Liverpool’a olan yakınlığı da yine Chester’ı öğrenciler için cazip hale getiren nedenlerden. Manchester Havaalanından direkt otobüsle yaklaşık 1 saatte ulaşabiliyorsunuz Chester’a.

1976 yılında kurulan okul, İngiltere’nin en köklü okullarından. Şehir merkezine yürüyüş mesafesinde yer alan okul iki binasında toplam 18 sınıfa sahip. English in Chester, akademik kalitesi ve İngilizce eğitimini ciddiye alması ile ön plana çıkıyor. Eğer niyetiniz gerçekten İngilizce öğrenmekse ve tipik bir İngiliz kentinde eğitim almaksa aklınıza gelen ilk şehirlerden biri Chester, okullardan biri ise English in Chester olmalı. Okuldaki tüm hocalar DELTA sertifikasına sahip. Diğer tüm English Network okullarında olduğu gibi bu okulda çok sayıda seçmeli ders alabilirsiniz. Genel İngilizce programı oldukça yoğun. Aile yanı konaklamaların çoğu maksimum 35 dk yürüyüş mesafesinde, daha yakın mesafelerde ise yurtları bulunuyor. Okul, El Gazette tarafından son zamanların ‘Centre of Excellence’ı seçilmiş.

Biraz daha bu güzel şehri turladıktan sonra vedalaşma kısmına geliyoruz okulun öğrenci salonunda. Herkesi bir hüzün basıyor vedalaşırken. Bu kadar kısa bir sürede birçok şeyini paylaşan gruptaki bizler; böylesi seçkin okullardan oluşan bir geziye katıldığımız için mutluluk duyarak çok sayıda güzel hatırayla uçaklarımızı ya da trenlerimizi yakalamak için yola çıkıyoruz. Ve tüm TEN okullarına bizi bu kadar güzel ağırladıkları için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ve aklımda ‘Sticky Toffe Pudding’ kalbimde ise Torquay ayrılıyorum Manchester Havaalanından.

Maceranın geri kalanı ve detayları için sizleri, sıcak bir kahve eşliğinde ofisimize bekliyoruz..

Hande Gedik
United Towers, İstanbul Bölge Ofisi
Dahili: 113
E-Posta: hande.gedik@unitedtowers.com

Yurtdışında üniversite - Work and Travel - Google Site Map