//FATMA TARLACI

Kafanızdaki gereksiz soruları bir kenara bırakarak hayatınızın kararını alın ve bu programa size güven veren bir danışmanlık şirketine başvurarak katılın…

Sevgili arkadaşlar. Work & Travel programına katılarak gerçekten iyi bir karar verdiğini düşünenlerden yalnızca biriyim. Gitmeden önce bazı insanların program hakkındaki bilgi eksikliğinden kaynaklanan olumsuz yorumlarına aldırış etmeyerek bu programa katıldığım için gerçekten çok mutluyum. Bir sürü soru işareti ve heyecanla başlayıp oldukça güzel bir şekilde bitirdiğim ve birçok yönden faydalandığımı düşündüğüm bu tecrübemden sizlere; bu programa katılmayı düşünüp de aklında soru işaretleri olan arkadaşlarıma biraz bahsetmek istiyorum.

Gitmeden önce birçok arkadaşım gibi benim de bazı tereddütlerim vardı. Acaba ne gibi sorunlarla karşılaşacağım, çalışma ortamım nasıl olacak, nasıl bir yerde kimlerle kalacağım vs. Fakat oraya vardıktan sonra bahsettiğim konularda herhangi bir sorun yaşamadan çalışmaya başladım. İlk günlerde işe alışma sürecim içerisinde küçük adaptasyon sorunlarım elbette oldu fakat unutulmaması gereken şey alışmak için kendinize zaman vermeniz gerektiği. Bu süreci kısaltmak da tamamıyla öğrencinin olumlu yaklaşımına kalıyor. Bana göre yapılan yanlışlardan biri öğrencinin çalıştığı işi küçümsemesi. Şahsen böyle düşünmememe rağmen bu duyguya kapılan arkadaşlarımın uzunca bir süre kendilerini mutsuz hissettiklerine de şahit oldum. Her şeyden önce Amerika`daki iş anlayışının bizden çok daha farklı olduğunu oradaki insanların yaptıkları işe, bu iş her ne olursa olsun, gerçekten saygı duyduğunu, bizdeki birçok kavramın orada yeni bir anlam kazandığını unutmamak gerekiyor. Daha önce bu tür bir iş tecrübesi olmayan biri olarak, Amerika`da çalışmanın bendeki sorumluluk duygusunu geliştirdiğini söylemem gerekiyor. Yaptığım işi en iyi şekilde yapmaya çalışarak gerek kendimi huzurlu hissettim gerekse işverenimin yaptığım işten memnun kalmasına dikkat ettim. Ve bunun mükâfatını, müdürüm ile aramdaki ilişkinin çok iyi bir noktaya geldiğini hatta kendisi ile güzel bir dostluk kurduğumuzu fark ederek aldım. Bunların yanı sıra istediğiniz takdirde kazancınızı biriktirmenin hiç de zor olmadığını söylemeliyim.

Amerika`da çalışırken izin günlerinizi iyi değerlendirmenizi öneriyorum. Önce bulunduğunuz eyaleti sonrada çevresini gezmeye hemen başlayın. Çünkü uzun gibi görünen 3 ay hemen geçiveriyor ve bir bakmışsınız görmeyi planladığınız yerlerin yarısını bile görmemişsiniz. Özellikle iş bittikten sonra kalan zamanı gitmek istediğiniz diğer bölgelere giderek değerlendirmek gerekiyor. Ben işimden ayrıldıktan sonra daha önce yaptığım bir planla en çok görmek istediğim yerleri görmüş olmanın mutluluğuyla ülkeme döndüm.

Okuduğum bölüm dolayısıyla Amerikan kültürü hakkında geniş bir bilgiye sahip olmam bana programım süresince çok yardımcı oldu. (Aynı bölümde okuyan arkadaşlara) Fakat öğrendiklerinizi orada yaşayarak tecrübe edinmek Türkiye`de elde edemeyeceğiniz bambaşka bir şey. Döndükten sonra ilk fark edeceğiniz şeylerden biri ufkunuzun ne kadar genişlediği olacak. Yurtdışına çıkma tecrübesinin mutlaka yaşanması gerektiğine inanarak gittim ve döndüğümde bu konuda ne kadar haklı olduğumu gördüm. Öncelikle kendi kültürümüze dışardan bakma fırsatını yakaladım. Dışarıdayken sadece onların kültürünü tanımakla kalmıyor aynı zamanda eksilerimizi ve artılarımızı daha net görebilme ve karşılaştırma yapma şansını elde ediyorsunuz. Bir kültür için kendi değerlerinin aslında ne kadar önemli olduğunu ve o kültürü oluşturan öğelerin çok iyi korunması gerektiğinin farkına varıyorsunuz. Bu da biz Türk gençlerini daha bilinçli bireyler yapıyor.

Dil konusuna gelince. Diğer yorumlarda da okuduğunuz gibi İngilizce konuşulan bir ülkede dilinizin gelişmemesi imkânsız. İş ortamınızda, sosyal ortamınızda veya günlük alışverişlerinizde kısacası her şeyi İngilizce konuşarak yapmak zorunda olmak siz fark etmeden dilinizin seviye atlamasını sağlıyor. Döndükten sonra dilimin nasıl rahatladığını artık konuşurken daha hızlı ve daha anlaşılır olduğumu, kendimi daha iyi ifade edebildiğimi yalnız ben değil hocalarım da fark etti. Bu da bana şu anda büyük bir mutluluk veriyor.

Work & Travel programının bir diğer faydası ki benim için en önemli noktalardan biri kendinize olan güveninizi daha yüksek bir boyuta taşıması. Amerika`da ailemin desteğine gerek duymadan çalışarak kendi ihtiyaçlarımı karşılayabilmek. Programa katılmaya karar vererek aldığım sorumluluğun ve riskin altından kalkabilmek bana büyük bir güven verdi. Eğer kişi istiyorsa yapamayacağı bir şey olmadığının en güzel kanıtı olduğunu düşünüyorum.

Bu program öğrencilere verilen büyük bir şans. Olumlu ve güzel yönlerinin yan ısıra dikkat edilmesi gereken bazı noktalardan da bahsetmek istiyorum. Her şey çok güzel gidebileceği gibi hiç beklemediğiniz sorunlarla da karşılaşabiliyorsunuz. Kafanızda tozpembe bir hayalle gitmemeniz gerekiyor. Yemeklerin bizim damak tadımızdan çok farklı olduğundan tutunda alışık olmadığımız bir şekilde kanunların ne kadar net uygulandığını, karşılaşacağınız her insanın sizin kadar iyimser ve eğitimli olmadığını aklınızda bulundurmanızda fayda var. Türkiye`nin varlığından bile haberdar olmayan insanlara kızmamayı da öğrenmeniz gerekiyor. Bu gibi durumlarda yapmamız gereken kendimizi en güzel şekilde tanıtmak. Her yerde olduğu gibi Amerika`da da ırkçılarla karşılaşmanız büyük bir olasılık. Sanırım dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de bu. Gittiğiniz yere en yakın Türkiye konsolosluğunun yerini öğrenmek iyi bir fikir. Başka bir kültürde, alışık olduğumuz kuralların bir anlamı olmaması da bizleri bazen zorlayabiliyor.

Bunların yan ısıra belirtmek zorunda olduğum ve belki de bu programın tek kötü tarafı diyebileceğim önemli bir nokta var. Döndükten sonra eski düzeninize alışmanız biraz zaman alıyor. Her şeyden önce geldikten kısa bir süre sonra (ki bu süre genelde okulun yeni açıldığı ve derslerle boğuştuğunuz günler oluyor) Amerika`yı gerçekten özlüyorsunuz. Kısa gibi görünen 3.5 aylık program süresinde alıştığınız o bambaşka yaşam insanların kendilerine mutluluk veren şeylere ne kadar da kolay alışabildiğini kanıtlıyor. Kafanızdaki gereksiz soruları bir kenara bırakarak hayatınızın kararını alın ve bu programa size güven veren bir danışmanlık şirketine başvurarak katılın.

Sevgilerle…

FATMA TARLACI
SMITHSONIAN INSTITUTION – WASHINGTON, DC – SUMMER 2005
KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ
İNGİLİZ DİLİ VE EDEBİYATI – 1. SINIF