Doğa harikası Kanada!

Kanada dediğimizde aklımıza soğuk hava, geyikler, fırtınalar ve internette dolaşan göç hikâyeleri gelir. Dil okulu araştırması yapan her öğrenci bu tarz yazılarla karşılaşmıştır. Evet soğuk bir ülke, buz da fazlasıyla var ancak Kanada bu negatif özelliklerin ötesinde dünyanın en yaşanılabilir şehirleri arasına üç şehrini sokmayı başarabilmiş, refah seviyesi en yüksek halkına sahip bir ülke aynı zamanda.

Ben yurtdışı eğitim sektörüne başladığım günden beri en çok merak ettiğim Kanada’ya 2014 Nisan ayında gidebilme fırsatı yakaladım. İstanbul’dan yaklaşık 9 saatlik bir uçuşun ardından Kanada’ya akşama doğru vardım. Beni Toronto’nun etrafına serpiştirilmiş büyük göller ve uzaktan bana göz kırpan beyaz karlarla kaplı güzel dağlar karşıladı önce. İndiğimde Kanada’nın insanları sıcakkanlıdır, yardımseverdir lafının hakkını veren güvenlik görevlileri duyuru panolarına yorgun gözlerle bakarken halimden anladılar ve valiz, aktarma gibi konularda bana yardımcı oldular. 4 saatlik ekstra bir uçuşla Vancouver’a vardım ve fotoğraflardaki şehrin fazlası olduğunu daha ilk anda anladım.

Daha önce de söylediğim gibi Kanada’da ilk öncelik insanların sağlığı ve güvenliği. Bu nedenle havaalanından çıktığınızda bineceğiniz taksiyi dahi güvenlik görevlisi çağırıyor ve sizi devletin kontrolünde olan taksiye bindiriyor. Bu taksilerle sizi gideceğiniz noktaya dolaşarak götürmeleri, normalden fazla para istemeleri gibi Türkiye’de sıkça karşılaştığımız davranışlara maruz kalma olasılığınız düşüyor haliyle. Havaalanından şehir merkezine “Skytrain” denilen toplu ulaşım sistemi ve taksilerle ulaşabilmeniz mümkün. Tam merkeze yaklaşık 20dk’lık bir sürüş mesafesi sonrası varıyorsunuz ve fotoğraflarda gördüğünüz büyük gökdelenler, nisan ayında açan muhteşem kiraz ağaçları sizi karşılıyor. Bu ağaçlar Kanadalıların uzak doğulu insanlara verdiği önem sebebiyle vaktinde dikilmiş. Yanlışlıkla girdiğiniz bir sokakta bile kendinizi çiçekten tünellerin arasında bulabiliyorsunuz.

Gezimin ilk gün başlangıcında Vancouver’a ufak bir tur düzenledik. Sokaklarını, öğrenciler tarafından sıkça ziyaret edilen yerlerini görebilme fırsatını edindik. ILAC dil okulları sayesinde katıldığım bu gezi turu Fly Over Canada denilen 5 boyutlu bir gösteriyle başladı. İlk başta hiçbirimizin anlam veremediği gösteri 2 dk sonrasında kendinizi şehir sokaklarının arasında dolaştığınız, Niagara Şelalesi’nin ortasından geçtiğiniz ve bunların hepsini yaparken şehrin kokusunu duyduğunuz, buz dağlarının soğukluğunu hissettiğiniz ve Niagara’nın su tanelerinin yüzünüze çarptığı bir şölene döndü. Vancouver’a giden her öğrenciye tavsiyemdir. Mutlaka gidin ve bu deneyimi yaşayın =)

Şehir turumuz sona erdikten sonra ILAC dil okulları kampüslerini gezmeye başladık. ILAC’ın Vancouver şehir merkezinde birbirine yürüyüş mesafesinde üç kampüsü bulunuyor. Sınıflar yaklaşık olarak 15 kişilik ve cam bölmelerle birbirinden ayrılmış durumda. Okul içerisinde kütüphane, öğrencilerin yararlanabileceği bir internet/bilgisayar alanı, yemeklerini ısıtabilecekleri mikrodalga bölümü bulunuyor. Öğrenciler öğle yemeklerini genellikle süpermarketlerden aldıkları yemek paketleriyle sağlıyorlar. Türkiye’de çok yaygın olmasa da, Kanada’da bu şekilde beslenme çantaları oldukça yaygın ve ekonomik. Bu nedenle öğrencilerin en çok kullandığı şey mikrodalga fırın. Okulda yaygın olarak Uzakdoğu, Kore, Vietnam, Şili, Ekvator, Rusya, Fransız ve İtalyan öğrenci bulunuyor. Türkiye’ye uzak mesafede olduğu için Vancouver’ın genel olarak Türk oranı düşük diyebiliriz. Konaklama olarak aile yanı ve yurt seçeneği sunuluyor. Sunulan aile yanı konaklamalar genellikle iki katlı müstakil evler olduğu için şehir merkezinden yaklaşık yarım saat uzaklıkta bulunuyor. Ancak toplu taşıma araçlarının rahatlığı sebebiyle öğrenciler ulaşım konusunda hiçbir sıkıntı yaşamıyorlar.

Kanada çok soğuk bir ülke olarak adlandırılsa da Vancouver, Kuzey Amerika kıtası boyunca uzanan Rocky Dağları ve Victoria Adası tarafından arada kalan bir şehir. Bu sebeple dağdan gelen soğuk ve okyanustan gelen rüzgâr şehre ulaşamıyor ve bu da ılıman bir iklime sahip olmasını sağlıyor. Şehre yakın gezilecek yerler arasında ağaçların arasında köprülerde yürüyüş yapabileceğiniz Capilano Suspension Bridge, balinaları okyanusta görebileceğiniz ve muhteşem adalarıyla ünlü doğa harikası Tofino, 2012 kış olimpiyatlarının düzenlendiği Whistler yer alıyor. Ve inanın gidebileceğiniz yerlerin sadece üç tanesini, belki de en güzellerini yazdım bilemiyorum :)

Unutmayın dil öğrenmek sadece dil okuluna gitmek değildir. Bir kültürü yaşamak, seyahat etmek ve olabildiğince fazla insanla tanışmaktır. Ancak bu şekilde öğrendikleriniz kalıcı olabilir. Kanada ise gezerken eğleneceğiniz, eğlenirken birçok farklı yer görüp, kendinizi geliştirebileceğiniz bir ülke. Şimdiden güzel uçuşlar ve eğlenceli geziler diliyorum…

 

Funda Aytaçoğlu
United Towers, Ankara Bölge Ofisi
Dahili: 306
E-posta: funda.aytacoglu@unitedtowers.com

Yurtdışında üniversite - Work and Travel - Google Site Map