//BURAK E.

BURAK EVe düşündüklerimiz hayata geçti…

Her şey birden bire başlamıştı aslında. Bir yandan kendime güvenim ağır basarken bir yandan da heyecan ve korku sarıyordu. Ama heyecanımı ve korkumu yenerek hemen işlemlerimi başlattım. Başvurmada biraz gerilerde kalmam sebebiyle iş konusunda sıkıntı yaşarım diye çok düşünüyordum ama bu konuda danışmanım Hayri Erleblebici’ye ne kadar teşekkür etsem azdır. İşlemlerim oldubitti ve bu heyecan günler yaklaştıkça daha da yakama yapıştı. Kendi kendime diyordum: “Gittiğimde nasıl bir ortam beni bekliyor?” İster istemez insan merak ediyor.

Ve o gün geldi çattı…

Türkiye’den ayrılık vakti geldi. Ailem arkadaşlarım hepsi geride kalmıştı ve yanlızdım.4 aya varan süreçte kendi ayaklarımın üzerinde durabilme gücünü kendimde hissediyordum. Şehre giden ilk kişiler olmak biraz garip olsa da hoşuma da gidiyordu. Gelelim işin ilk gününe: O kadar heyecanlıyım ki elim ayağım titriyordu. Amerikalılarla içli dışlı bir işte çalışmak, müşterilerle konuşmak hepsi ayrı güzel bir deneyimdi. Hayallerim o kadar büyüktü ki tek işle yapacağımı anlamıştım. Bu yüzden hemen 2. bir iş için çıktım yollara. CIEE’nin sağlamış olduğu iş haricinde bir hotelde ve restoranda çalıştım. Bulunduğum şehirden dolayı şanlıydım ki iş potansiyeli güzel bir şehirdi. Her gün farklı maceralarla uyandım bu iş günlerime. Güzeliyle kötüsüyle hepsi benim için değerliydi. Ve 3 ay boyunca çalıştıktan sonra Travel kısmı kapıya dayanmıştı. Nasıl ucuz fiyata çok yer gezeriz diye her gün düşünüyorduk. Ve düşündüklerimiz hayata geçti.

Travel, benim için bir macera filmi gibiydi. 4 arkadaş çıktık yollara arabamız altımızda. Wildwood’dan yola çıkarak Washington, Philadelpia, New York, San Francisco, Los Angeles, San Diego, Las Vegas ve bir sürü küçük şehirlerdi rotamız. O kadar çok olay yaşamışız ki hatırladıkça her gün gülüyorum. Çünkü çoğu zaman işimiz rast gitmiyordu. Travel’ın ilk günü pasaportlarımızın çalınmasıyla başladı büyük macera. Orada böyle şeyler olmaz demeyin adamlar camı kırıp çalmışlar! Tabii moralleri bozmadan yollara yine düştük gezdik her gün farklı olaylar farklı yerler… Los Angeles GTA oynayanlar için gezmesi çok kolay bir şehirdi. Her şey aynı hatırlayabiliyoruz yolları evleri. Diğer bir rotamız San Diego oldu ve gezmekten çok askeri kontrolden geçtiğimiz yer olarak hatırlıyorum. Arkadaşımızın Coronado adasının gezilecek en iyi yerlerden biri olduğunu demesi üzerine gittiğimiz ve yanlışlıkla Amerikan ordusunun içinde bulunmamız üzerine 1,5 saat didik didik arandığımız şehir. Asla unutmam!

Ve son rota: Vegasss!! Gördüğüm en güzel şehir… Kumar diyarı… Hotellere girip çıkamadığımız şehir… Iphone sırasında 8 saat bekleyip Iphone 6s’leri ilk alanlar olduğumuz şehir… Sıcaktan bunalıp biran önce travel’ın bitişini saydığımız şehir… Belki paramızı katlayabiliriz dediğimiz ve kaybettiğimiz şehir… Kısaca EFSANE eğlenceli bir yerdi… Ve bu eğlencenin sonu var diye düşünüyorduk artık içimizden… Ve o eğlencenin sonu Las Vegas, Philadelphia uçağını kaçırmamızla biraz kursağımızda kalmıştı. Hemen bir çözüm bulduk tabiii!! Sonraki gün atladık uçaklara. Bu sefer dönüş bileti tehlikedeydi uçağa 5  saat vardı ve ben hala Philadelphia’daydım. Work and Travel boyunca en stresli ve zorlu anlarımdı. Neyse ki Türk bir arkadaşın yardımıyla uçağıma 1 saat kala yetiştim. Uçağa bindim. Bir yandan üzgün bir yandan mutluydum. Kesinlikle bir daha katılmak istediğim bir program oldu benim için…

Bana her zaman destek olan Danışmanım Hayri Erleblebici’ye ve United Towers ailesine sonsuz teşekkürler..

BURAK E.
ACME MARKET – WILDWOOD, NJ – SUMMER 2015
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ – 2. SINIF