Bir şehre aşık olmak = Barselona

Enforex – Barselona

Bir şehre aşık olmak…

İspanyolca dünyada İngilizce dilinden sonra tercih edilen ikinci dildir ve bu dili yerinde öğrenmek için bize göre en uygun, en yakın ve en güzel ülke tabi ki İspanya’dır. İspanya dediğimizde akla gelen ilk şehir Barselona olmasından ve giden öğrencilerimizin yapmış olduğu olumlu yorumlardan dolayı bir de biz gidip anlata anlata bitirilemeyen şehri görelim dedik. İtiraf etmeliyim ki gerçekten anlattıkları kadar varmış. 13/02/2016 tarihinde İstanbul’dan başlayan 4 saatlik yolculuğumuzun ardından Barselona’ya vardık. Şubat ayı olmasına rağmen 20 derecelik bir havayla karşılaştık. Havanın sıcak olması içimizi ısıttı. 700 TL’ye 2 kişi gidiş dönüş Pegasus’tan aldığımız uçak biletlerimizden dolayı terminal 2’den çıkışımızı gerçekleştiriyoruz. Terminal 1 ile Terminal 2 arasında sadece bilet ücretleri farkı var. Terminal 2’ye inmenizin hiçbir dez avantajı yok. Aeroport otobüslerinden kişi başı 6 €’ya biletlerimizi alıp şehir merkezine 15-20 dakikalık bir yolculuktan sonra varıyoruz. İndiğimiz yerden okulun yurdu yürüyerek sadece 5 dakika sürüyor. Bu arada görüyoruz ki arabadan motordan çok bisiklet kullanılan bir şehir burası. Rampa bile olmadığı için bisiklet kullanmak kesinlikle güzel bir tercih. Konaklamamıza vardıktan sonra kocaman terası olan özel banyolu odamıza yerleşiyoruz. Valizleri bırakır bırakmaz kendimizi sokağa attık. Daha önce bulunduğum ülkelere (İngiltere, Amerika gibi büyük ülkelerden bahsediyorum) nazaran Barselona çok hareketli bir şehirdi. La Rambla caddesi Barselona’nın İstiklal caddesi diyebiliriz. Yurttan 10-15 dakika kadar yürüyerek La Rambla’ya varmış olduk. Saat akşam 9 olmasına rağmen bütün dükkanlar, cafeler, restoranlar açıktı. Bu bizim için çok doğal bir durum fakat yurtdışında avmler bile 7 gibi kapanıyor. Caddede yürürken Flamenko ayak sesleri ve Gipsy Kings ses tonunda müziği neredeyse her yerde duyabilirsiniz. Kişi başı 4€’ya yediğimiz chicken burger menüden sonra La Rambla’nın sonuna kadar yürüdük ve mükemmel yat limanına vardık. Gece 1’e kadar 5 km yol yürüdük ve hiçbir güvenlik riski ile karşılaşmadık. Metro her yere gidiyor ve çeşitli paketler mevcut. Biz şehri tam çözebilmek için yürümeyi tercih ettik. İstanbul’u bilenler için örnek vermemiz gerekirse; Harbiye’den başlayıp İstiklalden aşağı inip Ortaköy’e kadar yürüyüp Ortaköy’den geri Harbiye’ye yürüdük diyebiliriz. Tekrar belirtmem gerekiyor, kesinlikle yokuş yok eğim bile yok denecek kadar az. 2. Gün hemen günlüğü 6 €’ya bisiklet kiraladık. Antoni Gaudi olmasaydı Barselona bence bu kadar renkli olamazdı. Sebebi de dönemin Kraliçesi yurt dışından seramik siparişi veriyor ve yolda gelirken hepsi kırılıyor. Seramiği satanlarda geri almıyor. Gaudi’nin dahiyane fikri üzerine eserlerinde bu kırık fayansları kullanıyor. Tarzı gerçekten olağan üstü. Hatta Enforex dil okulumuzun bile duvarlarında kırık seramik desenleri var. Tabi ki ilham kaynağı Gaudi. Bisikletlerimize bindiğimiz gibi Gauidi’nin eserlerini ziyarete başladık. Hayatım boyunca bisiklet sürmekten hiç bu kadar keyif almamıştım. En son durağımız sahil oldu. Hava yine 23 derece. Güzel bir Pazar günü. Piknik sepetini alan çadırını alan sahile gelmiş. 10’dan fazla beach voley sahası var ve hepsi full dolu. Herkes gerçekten çok keyifli. Yüzenler bile vardı. Yorulduğumu hiç hissetmedim. Akşam Barselona-Calta Vigo maçına bile bisikletle gitti. Mükemmel bir atmosfer vardı şehir takımına ciddi sahip çıkıyor. Nou Camp sahilden tam tersi istikamette olmasına rağmen bisiklet yeterli oldu. Uzun dönem gidenler için mükemmel bir bisiklet sistemi var. Yıllık 40 € ‘ya bisiklet kartı çıkartıyorsunuz. Her yerde görebileceğiniz bisiklet duraklarından istediğiniz bisikleti alıp istediğiniz yerde bırakıp başka bisikleti alıp devam edebiliyorsunuz. Gündüzü ayrı gecesi ayrı hareketli ve güzel Barselona’da hafta sonumuz mükemmel geçti.

 

Pazartesi sabahı erkenden okula gittik. Yurttan sadece 1 dakikalık yürüme mesafesinde. Okulda bizi Eduard karşıladı. İnanılmaz Guiza’ya benziyor :) Hatta Türk’e de çok benziyor. Okula girdiğimiz ilk anda başında 7-8 öğrenci vardı ve öğrencilere olan tavrı çok hoşumuza gitti. Hem güler yüzlü hem yardımsever. Geldiğimizden haberi olmadığı için bize mi Show yapıyor acaba diye düşünmemize gerek kalmadı. 3 katlı binada tam donanımlı interaktif sınıflarda eğitim veriyorlar. Sınıflar 10-12 kişilik. Sınıflardan hep gülme sesleri geliyordu. Bu da hoşumuza gitti tabi. Dil öğrenmek için samimi ve sıcak ortamda olmak çok önemli. Pratik yapmanız tamamen buna bağlı. Öğrenciler için terasları bahçeleri mevcut. Terasta sık sık barbekü partileri yapıyorlarmış. Okulun sürekli aktivite programı var ve fiyatları oldukça uygun. Birkaç öğrenciyle konuşma fırsatı buldum. Hem okuldan hem de konaklamalarından çok memnun olduklarını söylediler. Okulda Türk oranı ciddi anlamda çok düşüktü. Bu gidecek Türk öğrenciler için en önemli şey tabi ki.

Barselona’da ne yazık ki sadece 3 gün kalma fırsatımız oldu. Ayrılırken gerçekten çok üzgündük. Hiçbir ülkeden ayrılırken tekrar gelirim diye düşünmemiştim. Barselona’ya her fırsatta sadece hafta sonu için bile artık gidebilirim. İstanbul kadar hareketli yaşayan başka şehir yoktur diye düşünüyordum ki Barselona’ya tutuldum J Havası, sıcak atmosferi, halkı, ulaşım kolaylığı, şehir yapısı, ucuz olması ve tabi ki en önemlisi deniz olması buna en büyük etken oldu…

 

Merve Uzun
United Towers, İstanbul Bölge Ofisi
Dahili: 114
E-posta: merve.bilit@unitedtowers.com

 

Yurtdışında üniversite - Work and Travel - Google Site Map